Prof. Dr. Orhan TAŞKESEN
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kadınlara özel bir sanat etkinliğiyle kutluyoruz. Bugün, kadınların hayata dair eşsiz dokunuşlarını ve yaratıcılıklarını bir araya getiriyoruz. Kökenleri 20. yüzyılın başlarına uzanan cesur kadınların sessiz direnişine dayanan bu günün ruhunu canlı tutmak için sanatı yolumuz yaptık. Tarih, eylemlerimizle ya da eylemsizliklerimizle kim olduğumuzu yazar; biz de bu kayıtlarla sesimizi duyuruyoruz. Burada, sanatsal bir iz bırakmak için varız.
Sıradan anlarda bile gökyüzünü daha parlak yapan gülüşleri, zor zamanlarda gösterdikleri sabrı ve hayallerini gerçekleştirmek için gösterdikleri kararlılığı unutmuyoruz. Sizler, güven ve umudu aydınlatan ışıklarsınız. Bu ışığın altında büyüyen her çocuk ve genç kızın geleceğini aydınlatan ve her kadının parlayışını mümkün kılan eğitimin gücüne olan inancımızı tazelemek istiyoruz. Okullar ve kurumlar, yalnızca mekânlar değildir; onlar, her kadının ve her kız çocuğunun kalbinde umut yeşertmek için sevgi bahçeleridir.
Birlikte, birbirimizin başarılarını kutlarken içimizdeki sevgi ve sorumluluk duygusunu hiç kaybetmeyelim. Her kadın güvenli ve destekleyici bir ortamda büyüsün; her kız çocuğu, yüreğindeki cesaretle hayallerini gerçekleştirmek için eğitimle güçlensin. Bu, sadece bugün için değil, her gün için bir vaat.
Söz veriyoruz: cinsiyet kimsenin hayallerini sınırlamasın diye çalışacağız. Her kadın kendi hikayesini yazabilsin, kararlarını kendi alabilsin ve yolunu kendi çizebilsin diye sanatın tüm renklerini ve seslerini kullanacağız.
Bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası olduğunuz için Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi akademik ve idari personeline, öğrencilerimize ve başkanı olarak görev yaptığım Görsel Sanatlar Eğitimi Derneği’nin eğitimci ve sanatçı üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum.